MEDENİYETLER BEŞİĞİ SANDIKLI

Değerli Sandıklı dostları, ilçemiz Sandıklı'nın önemini ve geçmişini anlatan yeni bir yazı dizisine başlıyoruz. Bu yazı dizimizde Sandıklı tarihini ayrıntılarıyla sizlere aktaracağız. Yazı dizimizi Sandıklı'nın yetiştirmiş olduğu ozanlardan OZAN ÇULSUZ hazırlamıştır.

Kendisine, 4 yıl önce sitemizin hazırlanmasında bize temin ettiği Sandıklı ile ilgili bilgiler ve bu yazı dizisinden dolayı teşekkürü bir borç biliriz. Öncelikle sizlere değerli dostum Ozan Çulsuz(Ali Osman KARAKUŞ)'u kısaca tanıtmak isterim:

Ozan Çulsuz 1977 Yılında Sandıklı'da doğdu. İlkokulu Dünyaya geldiği köy olan Bekteş köyünde okudu. Liseyi ise Sandıklı Lisesi'nde bitirdi. Okumayı ve araştırmayı çok seven şair, şiir yazmaya ilkokul sıralarında başladı. Bu güne kadar değişik ozanlar ve şairler antolojilerinde ve edebiyat dergilerinde şiirleri yayımlandı. İlki, ortak bir çalışma olan Yakomoz isimli şiir kitabından sonra Elif isimli şiir kitabı yayımlandı. Şu anda yayına hazır "Han Buyruğu" isimli son şiir kitabı üzerinde çalışmakta.

Yaklaşık olarak 6 yıl yerel radyolarda sunuculuğun yanı sıra Sandıklı Yurt Sesi Gazetesi, Sandıklı Hareket Gazetesi, Sandıklı Termal Gazetesi ile şuan yayın hayatını sürdüren Sandıklı Sesi isimli haftalık yerel gazetenin muhabirlik, dizgi ve tasarımını yapmakta. İlçemizde ilk gez düzenlenen Yunus Emre şiir akşamları programının mimarıdır.

Bilinmeyene ve geçmişe olan hassasiyeti ile araştırmalar yaparak Sandıklı tarihine ait bilgileri gün yüzüne çıkarmak ve çeşitli bilgileri bir bütün olarak toparlamak yoluyla Sandıklı tarihine ışık tutmaya çalışan Ozan'ın araştırmaları yerel gazetelerde yazı dizisi halinde zaman zaman yayımlandı. Şu anda ise "Medeniyetler Beşiği Sandıklı" isimli araştırma yazı dizisi devam etmektedir. Ozan Çulsuz Pankobirlik'te çalışıyor olup evli ve üç çocuk babasıdır.

Ozan Çulsuz'un hazırladığı yazı dizimize başlıyoruz...

MEDENİYETLER BEŞİĞİ SANDIKLI-1

Araştırma: Ozan Çulsuz (Sandıklı Sesi Gazetesi)

İlçemize Sandıklı denilmesinin nedenlerini iki katogoride incelenmelidir. Birisi tarihi bakımdan değer- lendirilirken diğeri ise coğrafi konum ve özelliği bakımından değerlendirilmektedir.Çok eski yazılı kaynaklara göre; Coğrafi bakımdan; düz ova, ardı dalgalı dağ arazisi ile çevrili, kısmen çukur bir sahada kurulduğundan sandık manzarası gösteren bu kasabaya Sandıklı denilmiştir. Sandıklı bir tarafından kumalar dağ silsilesi, diğer tarafat Akdağ, Ahır dağları gibi dağlarla etrafı çevrilidir. Yani etrafı sandık gibi kapalıdır.

Sandıklı, İç Batı Anadolu'da kendi adıyla anılmakta olan (Sandıklı ovası) ova üzerinde kurulmuş bir yerleşim merkezidir.

Sandıklı'nın kuzeyinde ve doğusında Kumalar dağ silsilesi(1650 m),Güneyinde Akdağ(2495 m) batısında Ahır dağları (1981m) bulunmaktadır.

Tarihi bakımından;
2- (1935-1936) yıllarında Sandıklı'nın Kusura köyü civarında kazılar yapan ingiliz jeologları Etiler'e ait ki bu kazılara ait eserler Karahisarı Sahip iline (Afyonkarahisar) bağlı bulunan Sandıklı şehri eskiden Frikya adlı yerlerin güzel bir kasabası olup APAMİNA KİYOTOS namını taşıyan eski bir şehrin yerinde olduğu rivayet edilmektedir ki ( Kiyotos) Yunanca (Sandık) manasındadır. O halde Agimina Kivatos tabiri "aziz minanın sandukası" manasına gelmektedir.

Bu itibarla o tarihi kadimde yani milattan önce 13.asırlarda kurulan Frikya'nın ülkeleri içinde ve azizler diyarı kurbinde bulunan bu kasabanın hali hazırındaki isminde de mücerevat alanıyla eski manası mündemiçtir.

Çünkü şehrin yakınında ve Afyonkarahisar şoşesi yakınında bir tepecik üzerinde Friklere ait bir sandukanın bulunması hesabıyla bundan dolayı kasabaya sandukalı yer manasına gelen sandıklı adı verildiği zannedilmektedir.

Dünya çapına ünü yayılmış olan büyük Türk gezgini Evliya Çelebinin Sandıklı'yı vasf ederken eserinin vechi teslimiyesi sadetinde "Bu Sandıklı kazası, sandık dolusu mallı ve mahsulatlı kazadır." demesinden daha münasip olsa gerektir. Zira bu kasabadan daha fazla mallı ve mahsulatlı olan yerlere Sandıklı denilmemiştir.

Yukarıdaki izaha göre eski zamanlarda bu kasabaya"Kiyotos" adı verilmiştir. Hatta Hukemeyi Yunaniden Eflatun'un ders şeriki bulunan ve millattan 450 yıl önce edep ve ahlaka dair eser yazan bir zatında adını taşımakta olduğu ve Ali SUAVİ (1294) tarafından da o eser, tercüme edilerek ona Kivotyas adının verildiği görülmüştür.

Şimdi Afyonkarahisar müzesindedir.Eski devirlerde kutsal adını taşıdığı halde Koçhisar'a istihale eden başka bir köy ile bu ismi karıştırmışlardır

Tarihi rivayetlere göre Etiler, Sandıklı'ya "Samuka" derlermiş, o dilde bu kelimenin manası Sandık imiş. Sonradan İyonların istila devirlerinde Samukada mukaddes Sandık manasına gelen Apamiya Kiyotos şeklini almıştır.

İlk çağlarda Sandıklı'ya Apemea-Sibote/Apamca Sibotus ismi verilmiştir. Selevküsler birinci Antiochus -Soter/Antiyohos Soter bu şehri annesinin adına M.Ö. 280 - 261 tarihleri arasında kurmuştur.

Şöyleki Büyük İskender sağ-lığında, generallerinden biri olanSelevküsü,İranasil zadelerinden birinin kızı ile Apemea ile evlendirmiştir. İskenderin ölümünden sonra bilindiği gibi Selevküs,idareyi ele alarak ya kın şarkta Selevkoslar impara torluğunu kurmuştur. MÖ-280 tarihinde Selevkosun öldürül mesi ile idare yukarıdaki evlilik ten olan oğlu, birinci Antiyohos Soter'e geçmiştir.Tarihçilere göre zayıf karakterli olan bu şahıs, daima annesinin himayesine muhtaç olmuştur. İmparatorluğu olan MÖ-280-261 tarihleri ara sında annesine olansevgisine bir nişane olmak üzere Sandık lı'nın bulunduğu yerde veya çok yakınında annesinin adını verdiği bu Apamia şehrini kur muştur.

Burası sonradan Sibotus yani sandık ismini almıştır.İkinci derecede şehirlerden sayılmış olan Sandıklı, ozamanlar il merkezi imiş.Bir çok defalar depremden harap olmuş ve yeniden yapılmıştır. Selçukiler zamanında Germiyan oğulları Sandıklı'yı cehiz hediyesi olarak Yıldırım Beyazıd'e bağışlamışlardır.Diğer bir rivayete göre Yıldırımdan çok önce Germiyanoğulları sülalesinden olup AfyonKarahisar'ında oturan Sahip oğulları Sandıklı'da hüküm süren Bizans beylerinin bir düğün davetine kırk deve yüklü seksen sandık hediye ( sandıkların içersine sakladıkları seksen bahadır) ile gelmişlerdir.Rivayetlere göre bu gün bakımsızlık ve il gisizlikten neredeyse tamamen yıkılmış bulunan sadece günümüzde yıkılmış bir duvar halinde bulunan şimdiki hisar kalıntısı o zaman lar Bizanslı'lara ait kale imiş.

Yazının Devamı Haftaya...

Yayındakiler:  Sayı-1     Sayı-2     Sayı-3     Sayı-4     Sayı-5    

www.sandikli.com